Gamze

duraktaolecekvar:

“fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın.
günleri,
yaşam süsü verilmiş bir intihar.”

(via duraktaolecekvar-deactivated201)

duraktaolecekvar:

yokluğunda solan çiçekler var,
çiçeklere eşlik eden ciğerler var.

(via duraktaolecekvar-deactivated201)

duraktaolecekvar:

dönüp dönüp sende duruyorum.
dolaşıp dolaşıp sana geliyorum.
dolanıp dolanıp sana düğümleniyorum.

(via duraktaolecekvar-deactivated201)

duraktaolecekvar:

intiharına sürükleniyorum müzeyyen.
canımı al canına bağla.

(via i-want-to-be-bird)

kitapgibibiri:

Seninle bir otogarda sarılıp bunun adını “ iki evrenin çarpışması ” koyacaktım. Bari o kadar kalsaydın.

(via kitapgibibiripm-deac)

emrahserbes:
“Sonra günlerin geçmesini, hatıraların yağmurda sızlayan eski kırıklara dönüşmesini bekledim. Ama bazı hatıralar ölümcül oluyor.
”

emrahserbes:

Sonra günlerin geçmesini, hatıraların yağmurda sızlayan eski kırıklara dönüşmesini bekledim. Ama bazı hatıralar ölümcül oluyor.

(via emrahserbes)

emrahserbes:

Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle.

sigara yakmalık

(via emrahserbes)

emrahserbes:
“Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından...

emrahserbes:

Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. o kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.

(via emrahserbes)